17 Haziran 2006

Kos Mert Kos

Gunlerdir(tamam sadece 3 gundur) gunde 1 saat, 7km, 400kalori olmak uzere kosuyorum efendim, o kadar kosup da yok bea bu 400 kalori dogru olamaz bi whopper tek basina 760 kalori omru yetmez insanin tum o yediklerini eritmeye dedim kendime.

Fakat ne olursa olsun kosmak cok super bi kesif, tekerlekten sonra "erkeklerin" en guzel kesfi bence. MP3 playerimda Moby - Run On calarken soyle kirpiklerimden bi ter damladi ki iste o an kendimi Rocky gibi hissettim. Ben hala kosu bandinda ki kalori gostergesine supheyle yaklasiyorum, tartilardaki gibi bi ince ayar yapmak gerekebilir. Bir de not ettim ki ayni anda hem sigarayi birakip hem de spora baslamak buyuk irade istiyor, sinirleriniz keman teli gibi olabiliyor.

Kategori: kisisel_

13 Haziran 2006

Kayip Zaman

Bazen o kadar
kayboluyorum ki
insanlarin icinde
onlarin da benim gibi
kayip olduklarini unutuyorum

Dayanamadigim yalnizliklar
Dayanilmaz sorunlari getirdi
Zaman en buyuk dusmanimken
Bitmek bilmeyen dostum oldu

Kategori: kisisel_

11 Haziran 2006

Morrissey de Istanbul'a geldi

Oncelikle Meteoroloji'ye yagmur yagacak, simsekler cakacak kehanetinden dolayi tum konserde elimde hirka tasittiklari icin tesekkur ediyorum. Morrissey abimiz yaslanmis ama sesi hic paslanmamis. Benim konserde en fazla adrenalin salgiladigim an tam "Trouble Loves Me" sarkisi calarken yanimda duran izbandut gibi delikanlinin kiz arkadasi yerine benim koluma elini sokup oksamaya basladigi andi, kendisini hareket dogru ama adres yanlis diye uyardiktan sonra hayat normale dondu. Bu geceden sonra kendime cikardigim ders fark yaratmak icin biraz kol kasi calismam gerektigi oldu.

hatta hemen not dusucem;
[Farketing notu]: fark yaratmak icin kol kasi calis. (hep ozenmistim)

Kategori: muzik_

9 Haziran 2006

Matt Istanbul'a geldi

Gecen gun daha onceden San Jose'de tanistigim arkadasim Matt bir is gezisi icin 2 gunlugune Istanbul'a gelmisti. Ekim 2004'te bahsetmisim blogumda ondan, zaman ne cabuk geciyor, planlar ne kadar cok degisiyor geriye baktikca farkediyor insan.
Neyse onlari is cikisi alip bogaz gezisi yaptirdim yemek yedik. Resimde yanindaki de Daimler-Chrysler'dan is arkadasi. Her alman gibi onlarda yemekleri cok sevdiler tabi.

Kategori: kisisel_

6 Haziran 2006

Hayvanlar alemi

Bizim bahcenin orada catidaki suyu bahceye akitmak icin olan o zincirlerden var (bir adlari vardir elbet ama ben zincirlikuyu diyorum onlara) Bu zincirlerden akan su etrafa sicramasin diye bahceye bir kup gommustuk, kupun dibinde ise cakil taslari var. Neyse bir Kirpi Bey yanlislikla o kupun icine dusmus gecenlerde resimden de gorulecegi uzere ve cikamiyordu.

Kurekle yaptigim bir kurtarma operasyonu ile (bu kirpiler kendilerini pek sevdirmiyorlar o yuzden ellerimle kurtarmaktan cekindim acikcasi) Kirpi Bey bizim bahce duvarinin yanindaki vahsi hayata geri dondu. Aslinda Kirpi Bey'i annemler daha once de ailesiyle birlikte bizim bahcede gezerlerken gormuslerdi. Kendisini gene bekleriz. Asagida kirpi Bey'in kurtuldaktan sonra vahsi hayata karismasini izleyebilirsiniz.

kirpi
Video sent by mertulas


Basarili gecen kurtarma operasyonundan sonra Discovery Channel'daki kahraman doga koruyucusu endami ile ellerimi yikamak uzere banyoya girdigimde dehset verici bir gercek ile karsi karsiya geldim. Pembe sabun yenmisti. (beyaz olana dokunulmamisti) Buradan uc sonuc cikiyordu;
  1. Fareler renk koru degiller
  2. Fare pembe rengi sectigine gore buyuk ihtimalle disi
  3. Banyomda fare teroru devam etmekte
Hikayeyi en bastan anlatmak gerekirse, farelerin banyomdaki ilk kesfi bundan bir ay onceye dek uzaniyor. Anlatilanlara gore annemler ben daha Istanbul'a donmeden once bizim evde onemli misafirler agirliyorlar, aksam yemegi yeniyor sonra da bahce de cay iciliyor. Buraya kadar hersey normal, misafir bey lavaboya gitmek icin izin istiyor ve annemlerde bahce katindaki en yakin banyoya, benim banyoma yonlediriyorlar kendisini. Misafir bey iceride takribi olarak 30 saniye kaldiktan sonra heyecanla (buyuk bir heyecanla) banyodan disari atiyor kendisini. Bahceden "Hayirdir insallah" bakislarinin kendisine yonlendirildigini farkedince pantolonunu yukari cekiyor ve bahceye donup "banyonuzda fare oldugunu biliyor muydunuz" diye soruyor. Karisinin bir anlik kucumseyici bakisini hissedip "hem de kedi kadar" diye ekliyor. Anlattigina gore yaninda bir de yavrusu varmis. (hatta sekiz on kisilermis cevresini sarmislar peh peh)

Bu olaydan sonra annem ertesi gun bocek/fare avcisi amcalari eve cagirmis ama amcalar bu banyoda hicbir delik yok girse girse klozetten girmistir yorumunu getirmis ve ilaclama yapilmasina ragmen farenin olusune de rastlanmamis.

Simdi banyolar bana gore huzur bulunan ender yerlerden biridir, gunluk hayatin stresinden uzaklasabileceginiz steril ortamlardir. Ne var ki klozette otururken her an alttan bir farenin yumusak etlerinizi kemirebilecegi suphesi bu huzuru bozabiliyor. Ozellikle farelerin hic hissettirmeden tukurukleriyle uyusturarak kemirebildiklerini dusununce bir daha nasil slip mayo giyebilirim boyle birsey olursa diye huzursuz oldum haliyle.

Bu huzursuzlugumu anneme acikladigimda annem ertesi gun mukemmele yakin bir icatla geldi eve. Simdi bu plastik aparati klozete yerlestirince sadece tek yonden gecise/akisa izin veriyormus. Biz farelerden korunmak icin iceriden disari yone dogru gecis opsiyonunu ayarladik. Ne var ki tecrube ile sabittir bu mukemmel icat iki yonde de gecis vermedi sifonu defalarca cekmemize ragmen. Sonrasinda cirkin bir operasyonla bu "mukemmel" icatlari kullanimdan kaldirdik. (operasyon detaylarini vermiycem israr etmeyin)

Bende bu durumda kontrolu ele almaya karar verdim, onceden edindigim bilgilere gore bu fareler daha once sabun kemirmisler, bende ortaya yere yem olarak biri beyaz biri pembe iki sabun biraktim ve bugun itibariyle sabunlardan pembe olani afiyetle yenmisti. (burada "farelerin tercih ettigi marka" gibi bir reklam olmasin diye sabunlarin markasini aciklamak istemiyorum.)

Anneme dedim ki;

-Anne bu fareler olmemis hani bocek avcisi amca 6 ay buradan bisey cikmaz demisti
-Nerden biliyosun olmediklerini?
-Pembe sabunumu yemisler
-Onlarin yedigine emin misin?
-Sen temizlikci kadindan mi suphelendin?

Simdi bu durumda sportmen bir cozumum var; bizim bahceye dadanan bir sokak kedisi var, surekli hamakta, koltuklarda yatip tuy yapiyor etrafi maconun(kopegim) kor olmasindan yuz bularak. Hic calismadan yan gelip yatiyor, hak etmesi gerekir di mi? Ben gene banyoda ortaya bi sabun koyucam pembesinden hatta ustunde kasar eritcem, kediyi de yakalayip banyoya kapaticam suyunu falan koyup. Bunlari bir gun yalniz birakayim dar alanda kisa paslasmalar yapsinlar, gunun galibi sabunu ve hamakta uyuma hakkini kazansin. Adil bir oyun dilemiyorum, cilginca kediyi destekliyorum. Fare 1e 5 veriyor bahislerinizi yorum alanina yatirin.

Kategori: kisisel_

1 Haziran 2006

Iplik yapalim mi?

Yandaki resimden de gorulecegi uzere uzun suredir berbere gitmiyordum, en son San Jose'de ingilizce bilmeyen cinli kadin berberin/kuaforun ellerine teslim olduktan sonra bu sac modeli ortaya cikmisti.

Buraya geldikten sonra bugun artik vakti geldi diyerek berbere gitmeye karar verdim, sabahtan onceden hep gittigim berbere gittim, iceride kimse yok, iyi sira yok tabi bu saatte dedim icimden...

-merhaba Ihsak abi
-oo merhaba Mert
-ben bi sac-sakal trasi olucaktim
-iyi yaparsin Mertcim vakti gelmis hahaha ama sira var aksam 4e dek (gulumsemesine bayiliyorum)
-e kimse yok
-evet hepsi randevu aldi (bana alttan ezerek bi bakis atiyor)
-ben uzak kalmisim ortamlardan bi kartini aliim o zaman
-al bakalim

Aksam dorde dek beklemek zor geldigi icin bende cadde ustunde daha once gitmedigim bir berbere girdim. Icerisi bombos gene ama ben deminki berberden killandigim icin sordum sira var mi diye, 2 berber once birbirlerine sonra da bos 4 koltuga bakti. Sonra biri hic yuzume bakmadan buyrun boyle oturun dedi ben de gerzek damgasi yedigimle kaldim. Iste saci-sakali kesti sonra;

-abi iplik yapalim mi?

ben iki saniye dusundum, basta yedigim gerzek damgasindan sonra iplik nasil oluyor diye soracak cesaretim yok, birde merak ediyorum tabi. Basiretim baglandi ve yapalim dedim.

Aklima ilk gelen ben sebek gibi siritirken dislerimin arasinda bisey gordu, dis ipiyle onu temizliycek. Sonra berber bildigimiz kara dikis ipinden uzunca bi parca koparip eline dolamaya basladi, bu sirada benim aklima gelen fikir; hani kucukken cocuklar ellerine iplik dolarlar obur cocuk da o ipligi gene bir el huneriyle kendi eline alir falan. Dusunuyorum ama yok heralde bu yasta bunu yapmayi teklif etmedi bana gerci sorarken iplik "yapalim mi" demisti yani birlikte yapilacak bisey ama ben unuttum valla yapamam.

Birden ani ve aci verici hareketlerle yanagimin ust kismini elindeki iplerle sikistirip kendi capinda biseyler yapmaya basladi. Megerse yanagimin ust kismindan siyah kisa kisa sakal cikmis, benim hic dikkatimi cekmemisti ama berber beyi rahatsiz etmis sanirim. Simdi bence erkeklere kursun veya kilic yarasinin verecegi aci daha cok yakisiyor. Boyle bik bik kil cekilmesi ufak capta bir cin iskencesi gibi ama ay cok aciyor dur berber yapma da diyemiyorsunuz.

Saclarimi kestirince zaten kucuk gosteriyorum bir de yanaklarima uygulanan cin iskencesi sonucunda yanaklarim allik surmus gibi pembelesti. Boylelikle yillar onceki ergenlige yeni girmis, sokakta top oynarken kosturmaktan yanaklari pembelesmis delikanli kimligime geri burunmus oldum.

Neyse cikarken;
-Borcum ne kadar?
-Yirmi ytl
-Ipligin kilosu kac para ki?

Kategori: kisisel_

31 Mayıs 2006

Jumpcut



Jumpcut video bloggerlarin ilgisini cekebilecek cok ilginc, tam bir web 2.0 uygulamasi. Bu servisi digerlerinden ayiran en onemli ozellik internet uzerinden kendi videonuzu hazirlayabiliyor olmaniz. Servise uye olduktan sonra kendi video, resim veya muziklerinizi yukluyorsunuz. Daha sonra videonuzu tipki Windows Movie Maker'da oldugu gibi kesip bicebiliyor ve muzik veya efekt ekliyebiliyorsunuz bilgisayariniza hicbir yazilim yuklemeden. Asil guzel yani ise hicbir video/fotograf/muzik yuklemeseniz bile daha once uye olan insanlarin yukledikleri filmleri izleyip onlari kesip biciyor, baska videolarla karistirabiliyor ve ortaya kendi videonuzu cikartabiliyorsunuz. Daha sonra kendi videonuzu blogunuzda yayinlamaniz icin size html kodunu da sunuyor. Video duzenlemeye ilgili olan arkadaslarin ilgisini cekecegine eminim. Ben su anda sik kullanicagimi sanmiyorum ve bunun tek sebebi Turkiye'de ki internet hizimin yavas olmasi (256K), Amerika'da ki 3MB dan sonra attan inip essege binme soku yasiyorum hala. Yukarida kel Steve yavsakca konusarak sistemin arayuzunu tanitiyor. Videonun altindaki Remix dugmesine dikkatinizi cekerim, unutmadan bu serviste bedava ;)

Kategori: internet_