22 Aralık 2006

Etki, etkilesim, empati ve etki altina girmek

Etki: Bilgi cagina girdigimizden beri cevremizdeki etkiler yuksek oranda katlanarak artti. Dedelerimizin donemini dusunun, okuldaki ogretmenlerinden aldiklari sinirli etki, cevrelerindeki insanlarla olan etkilesimleri ve az da olsa eger okuyorlarsa gazete ve kitaplarin etkileri, radyo bile onlarin caginda cok yeni bir gelisme. Bir de bugunu dusunun, gazeteler, dergiler, radyo, televizyon, cep telefonlari ve hepsinden ote internet. Etkiler her tarafimizda dunyanin her yerinden bize ulasiyor bilgi caginda. Ne kadar kulaklarinizi tikasaniz da, gozlerinizi kapasaniz da bu etkiler bir sekilde icinize siniyor. Peki bu kadar cok bilgi patlamasi arasindan nasil kendi karakterimizi belirleyecegiz? Bu kadar etkiyi beynimiz nasil sindirebilir? Filtreli etkilesim ile.

Etkilesim: Etkilesimin etkiden en buyuk farki cift yonlu olmasidir. Modern cagda cevremiz bizden etkilesimimizi bekliyor, kosemizde oturup kitabimizi okumamiz artik yeterli degil, kolektif bir mantik ile tum bu etkiler ile etkilesime gecmemiz bekleniyor bizden. Gazete, kitap ve dergilerden cep telefonlarina ve internete gecis yaptik, bu gecis sirasinda etkilesime girmemiz sart oldu. Bu kadar bilgi coklugu arasindan kendi karakterimizi olusturabilmemiz icin etkisini hissettigimiz butun etkileri once "filtreleyip" sonra da sentezleyip kendi hayat gorusumuzu ortaya koymaliyiz. Ornek vermek gerekirse benim bu yazim cevremde hissettigim etki ve gozlemler sonucunda kafamda olustu ve bu yaziyi sizinle paylasarak sizinle etkilesime geciyorum ve sizde yorum birakarak etkilesiminizi gosteriyorsunuz. Etkilesime muhendislik dilinde "geribesleme" adi verililir. Bu herhangi bir sistemin hatalarini sisteme geri besleme olarak gonderilip sistemin daha efektif olarak islemesi icin kullanilir.

Empati: Hic empati virusu terimini duydunuz mu? Ben bu terimi ilk kez Code46 adli filmde duymustum (tavsiye ederim bu arada, cok guzel bir film) Filmde empati virusune sahip bir insan karsisindaki insan hakkinda kisisel tek bir sey ogrendigi anda o kisinin aklini okuyabiliyordu. Hic birisiyle konusurken karsinizdakinin birden tam aklinizdaki seyi soyledigi oldu mu? Bu tur durumlarda genelde hanimlarin verdigi tepki "ayy var ya tam aklimi okudun sekerim, bende tam onu dusunuyordum" olur :) Peki sizce akil okuma mumkun mudur? Bir kisiyi uzun suredir gozlemlediginizi dusunun, onun hareketlerini ve nerede nasil davranacagini tahmin etmeye baslarsiniz bir sure sonra cunku kendinizi onun yerine koyabiliyorsunuzdur, karakterini biliyorsunuzdur. Ayni seyi genellemeler sayesinde sokakta gordugunuz herhangi insan icin de az cok yapabilirsiniz. Mesela sokakta ogle vakti yasli bir teyze gordunuz, gunlerden carsamba, elinde kucuk para cantasi ile hasir bos bir torba var, muhtemelen emekli, sizce bu teyzenin carsamba pazarina dogru yol aliyor olma olasiligi yuksek degil mi? Bu tur basit genellemeler ile sokaktaki herhangi bir insanin gozunden hayata bakmayi deneyebilirsiniz (yazarlar bu konuda cok yeteneklidir mesela) Belki bir tek kelime ile tum aklini okuyamazsiniz filmdeki gibi ama cok basarili tahminler yurutebilirsiniz. (Bu mantikla kiz tavlayanlar da yok degildir; kizlar bunu kullanan capkin erkekler icin genelde beni anliyor, beni gercekten dinliyor derler halbuki dinlemesinin sebebi deger vermesi degildir ya neyse bu baska bir yazinin konusu)


Peki neden filmde "empati virusu" denmis acaba? Herkesin gozunden hayati gorebildiginizde insanin mutlu olabilecegini sanmiyorum, empati virusune sahip olsaydiniz tatile Afrika'ya gitmenizi hic onermezdim. Belli bir oranda sahip olunmasi gereken bir yetenek ama fazlasi bence insanin kisiligini ve objektif bakis acisini yitirmesine sebep olabilir. Bir de cevrenizde herkesin mutlulugu icin caba sarfeden ve duygusal olarak cok guclu insanlar vardir ya, iste onlarin empati yetenegi cok kuvvetlidir ve kendi dertleri olmasa bile cevresindekiler icin cok uzulurler. O insanlar cok ozel insanlardir ama maalesef kendilerini cok yipratir ve yorarlar bu empati virusu yuzunden, bu sebeple mutlu olmalari guclesir. Empati yeteneginizi sorunlarin cozumunde sinirli olarak kullanmak en dogrusu bence.

Etki altina girmek: Ister istemez hepimiz etki altina giriyoruz. Mesela ben buyudugum turk kulturu etkisi altindayim, Amerika'ya geldigimden beri belli bir amerikan etkisi altinda da kalmisimdir, bu kacinilmazdir cevremizdeki etkilerden kacamayiz. Ne var ki yapabilecegimiz birsey var... Bu etkileri kabul etmek ve etkilesime girmek. Yukarida anlattigim gibi etkilesim cift yonlu olur. Ne var ki kimi kisiler biraz guce tapma mantigiyla biraz da kolaylarina geldigi icin etki altina giriyorlar. Bunu cogu kisi farkinda olmadan yapiyor aslinda, boyle bir bilincleri olmadigi icin. Bu durumda bu tur kisiler ya yeni bir kisilik gelistiriyorlar ya da arada kalmis hissediyorlar. Hayatta hicbir kisinin ya da hicbir kulturun etkisi altina girmek dogru degildir, karsilastigimiz her etki ile etkilesime gecip kendi icimizde onlari sentezlemeli ve kendi karar ve kisiligimizi olusturmaliyiz.

Peki neden etki altina girilir? Onclikle cevresel faktorler etkiler kisi ya da kulturu, eger bir kisi veya kultur disaridan cok fazla baska bir kisinin veya kulturun etkisine maruz kaliyorsa bu etki altina girmesine yol acacaktir. Amerikan sinemasi ile dunyaya yayilan amerikan kulturu buna guzel bir ornek olusturur. Bunun disinda kisiler icin kisinin kendine olan guvensizligi de etki altina girmesini kolaylastirir. Kisi kendine olan guvenini uretken olarak ve olaylara objektif bakabilerek kazanabilir. Objektif bakabilmeye ornek olarak; buyuk bilim insanlarinin cogunlugunun en buyuk buluslarini gencken, yirmili yaslarinin ortasinda yapmis olmasi tesaduf mudur? Yoksa yirmili yaslardan sonra bircok teorem ve bilgi ile dolduklari icin acaba olaylara uzaktan ve objektif bakabilme ozelliklerini mi kaybediyorlar?

Amerikan kulturu gibi bireyselligin yuksek oldugu toplumlarda kisi kendini yalniz hissedecegi ve danisacagi kisi bulamayabilecegi icin bu tur kulturlerde populizm ve etki altina girme daha sikca gorulur. Populizm modern dunyayi etki altina alan en buyuk kavramlardan biridir ve temelinde bireysellik yatar (Kelime olarak populizm kelimesi ne kadar bireysellige ters gorunse de bireysellikten oturu kendine guveni yetersiz bireyin toplumun genelinin etkisi altinda kalmasi olarak aciklanabilir bu tezim)

Etkilesimi olusturmak icin iki tarafin da etkilesime razi olmasi lazim, gurultucu bati kulturunu dusundugunuzde, sessiz ve sakinlige onem veren dogu ile neden aralarinda boyle bir kultur ucurumu oldugunu anlayabilirsiniz. Bunun disinda etkilesim cift yonlu oldugu icin bir kultur/kisi digerine gore daha hizli ve uretken ise onun kulturu baskin olacaktir ve gene diger kisi veya
kulturu etkisi altina alacaktir. Nasil bir zincirin gucunu en zayif halkasi belirliyorsa, bir etkilesimin hizini da en hizli gelisen belirler ve buna ayak uydurulmadigi zaman etkilesim etki altina almaya donusur.

Sonuc olarak etkileri taniyin, onlari inkar etmeyin, bu etkileri once kafanizda sentezleyin ve onlarla olabildigince etkilesime gecin ve gerekirse bunun icin icinizdeki empati virusunu kullanin (gerektigi kadar) ve etkilesimi surekli tutmak icin etkilestiginiz kisinin de sizin de ayni hiz ve katilimla etkilestiginden emin olun. Ne kendiniz baska bir kisi veya kulturun etkisi altinda yasayin ne de bir baskasinin sizin etkiniz altinda gercek potansiyelini kaybetmesine izin verin.

6 yorum:

  1. Son paragrafta her$eyi cok guseL ozetLemi$sin. Zaten uzakLarda oLup da etkiLenmemek benCe bi mucize oLmaLi, cok zor yani..
    bu arada fiLmi merak ettim, buLabiLirsem izLemek iStiorum. Uzun diiLmi$ ama, 92 min. diodu.

    ~Serra

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir konu yakalamışsın Mert. Yazarlarla ilgili sözlerine katılıyorum. Geçmişte yazarlık yönü bulunan biri olarak bunu doğruluyorum. Tam dediğin gibi oluyor. Bir karekterin gözünden yazmak için iyi empati yapmak lazım. Ankara Üniversitesinden Üstün Dökmen hocanın Empati üzerine güzel bir kitabı var. bulursan mutlaka oku.

    Ben de bir kaç aydır empatinin fazlasını çözümlemeye çalışıyordum. Pazarlama ile uğraşınca empati bazen üst seviyeye çıkıyor.

    Şu önemli. Empati duyduğun kişiye güvenip güvenmeme derdin olmadığı için zarar görebilirsin. Oysa sempati de önce kişiyi tartarsın ve objektif olursun. Yüksek empati durumunda ise kişinin gözünden baktığın için o kişiye subjektif yaklaşırsın ve bazen çok iyi tanıdım derken hiç tanıyamayabilirsin de. bu da bazen zarar verici olabilir. En iyisi dengeyi kurmak. Ama empati eksikliği yaşadığmız da görülen bir gerçek.

    YanıtlaSil
  3. @serra yilmaz: film kisa ama ben cok sevmistim gene de, bulursan mutlaka izle.

    @cengiz catalkaya: Harika! Acikcasi bu yaziyi yazarken kafamdakini tam olarak aciklayamayacagimdan korkmustum ama siz yorumunuzla tamamiyle kafamdakileri soylediniz. Empati fazlaligi konusunu bende bu aralar cok sik dusunuyordum, empati duydugumuz kisiyi tanidigimizi sanip aslinda tanimamis olmamizi soyle acikliyorum ben; dediginiz gibi subjektif yaklasiyoruz ve aslinda o kisinin cevresine yaydigi kisisel bir sunumunu tamamiyle anliyoruz ne var ki bu sunumu ortaya koyan dusunce mantiklarini anlamiyoruz ve cevresindeki herhangi bir denge degistiginde kisilerin perspektifleri ve cevrelerine yaydiklari kisisel sunumlari da degisebiliyor. Iste biz empati kurdugumuzu dusunerek aslinda bu kisinin sadece "bir kisilik sunumu" ile kisitliyoruz kendimizi ve bundan farkli birsey yaptiginda sasiriyoruz. Halbuki empati sinirlarimizi esnek tutmaliyizve "sempati" kelimesi de sanki tam bu esnek kavrami tanimliyor. Cok tesekkur ederim yorumunuz icin :)

    YanıtlaSil
  4. "bir kisilik sunumu" !

    Benim aradığım kelime de buydu. Kişisel sunum değiştiğinde biz "Eyvah ama bu böyle değildi! Nasıl böyle oldu diye şoka girebiliyoruz. Mesela bir arkadaşımız mükemmel şarkılar besteliyor. Biz de ona hayranız ama ve yüksek empati hissedip onu anlıyoruz ve çok duygusdal olduğunu düşünüyoruz. Derken bir gün yolda yürürken dilencinin birine tekme atıyor. tahmin etmediğimiz bir tepki veriyor ve bu bizi yıkıyor ve tüm ilişkimiz kopuyor. Bunun nedeni "Mükemmel şarkı yapma sunumu"na empati yapmamız. Oysa sempati yapmış olsaydık arkadaşlığımız sürecekti. Çünkü tek sunuma subjektif yaklaştık ve değişince çöktük.

    Bunun çaresi, ona empati yaparken "Şu anda şöyle düşünüyor" yerine ters empati yaparak, şu anda onun bu hareketi konusunda ben ne düşünüyorum diye kendine sormak. Bu aslında Sempati. Ama böyle düşünmek yoğun empatiden sempatiye geçmeyi kolaylaştırıyor.

    Sunumu ortaya koyan düşünce mantıkları yerine sunumu onun gözünden yaşıyoruz.

    Blogumda ilk yayınlanacak yazılardan biri de bu empati konusu olacak. Bu konuyu biraz daha deşmeliyiz :)

    YanıtlaSil
  5. @Cengiz Catalkaya: Cengiz Bey oncelikle gec cevap yazabildigim icin ozur dilerim. Gozleminize katiliyorum, ters empati yaparak bunun bizdeki etkisini de gozlemleyebiliriz (muhendislikteki reverse engineering mantigi) ne var ki boyle yaptigimiz zaman da kendi kendimize ne kadar objektif yaklasabiliriz/bakabiliriz sorusu aklima geliyor... Ornek vermem gerekirse "o dilenciye tekme atmasi beni rahatsiz etti cunku dilenciler zararsiz ve fakir gucsuz insanlar ve herhangi bir siddet unsuru zaten basli basina beni rahatsiz eder" diye ters empati yaptigimizi dusunursek, burada kisisel baktigimizi unutmayalim ve belki ben/siz degil ama kimi kisiler siddetin gerekli oldugunu dusunur cesitli zamanlarda, kimi kisilerin dilencilerle ilgili kotu anilari vardir ve genelleme yaparlar bir dilenci gorduklerinde vs... Iste bu tur durumlarda ters empati yapan kisi kendincede de normal yaklasacagi icin bu durum onu hic rahatsiz etmyebilir ve cok farkli sonuclar cikarabilir. Iste bu yuzden ters empati yerine baska bir cozum bulunmasi lazim bence bu konuya ve evet kesinlikle daha desmemiz lazim :)

    @teyzenteyfik: hmm bende cok sevmistim, bu turde filmler fazla cekilmiyor.

    YanıtlaSil